Oca 2012 14

Henüz Mac camiasına yeni katılmış bulunmaktayım. Aslında geçmişte de arada sırada Mac bilgisayarlar kullanmıştım. Ancak Windows’u bırakıp (şimdilerde işim düşmedikçe kullanmıyorum) Mac’e geçiş yapmış bulunmaktayım. Yıllarca hem masaüstü hem de dizüstü sistemlerde PC tarafında kullanmadığım, el sürmediğim ve incelemediğim bilgisayar kalmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Artık Windows yüklü bir bilgisayardan uzaklaşıp, hem platformu değiştirmek hem de bir elmaya kavuşmak amacıyla MacBook Pro aldım. Esasında kendisi yıllardır aklımın bir köşesinde duruyordu fakat yaklaşık bir ay kadar önce 13.3 inç’lik modeli almamla birlikte aklımda işgal ettiği yerinden ayrılmayı başardı. Elbette Windows’tan Mac’e geçiş süreci biraz sancılı oluyor. Ancak platform değişikliği yapacak kişilerin bunu mutlaka göze almaları gerekiyor. Sayfaların bile sol üstten kapandığını, birçok programın farklı yapıda olduğunu ve kısayolların yine Windows’a oranla çok çok değişik tasarlandığını aslında yazmama bile gerek yok. Ben de açıkçası buna bu adaptasyon sürecine dair birçok sorun yaşadım. Bunlardan bazılarını şimdilik “MacBook Pro – Adaptasyon Süreci – 1″ isimli yazıda topladım. Bir sonraki yazıda da yine yaşadığım problemleri ve çözüm yollarını aktaracağım.

Ayrıca bu yazıyı da MacBook’un o sessiz ve şahane tasarıma sahip klavyesiyle, Sertab Erener’in birkaç gündür çok fazla dinlediğim Here I Am şarkısı eşliğinde gecenin köründe yazıyorum!

Uyum sağlama ve adaptasyon süreci

Yıllardır aşinası olduğunuz ve artık sürekli yaptığınız işler için çeşitli otomatik tanımlamalar yaptığınız işletim sistemini kullanmayı bıraktığınızda geçiş yapacağınız platform için temelleri atmış oluyorsunuz. Hatta bunu ilk adım olarak sayabiliriz. Yaklaşık bir aydır düzenli olarak günün büyük bir bölümünü MacBook’la beraber geçiriyorum. (uyku, insani ihtiyaçlar vs harici)  Durum böyle olunca tabi adaptasyon sürecinde ciddi bir ilerleme oluyor. Daha doğrusu çok fazla kullanmaya başladığınızda o sisteme daha kısa süre içerisinde uyum sağlayabiliyorsunuz.

Bu adaptasyon sürecinde kısayollarla ilgili birçok sıkıntı çektiğimi söyleyebilirim, ki zaten bunu zaten yazıya başlarken de “adaptasyon sürecinin göze alınması gerek” diye belirtmiştim. Klavyede ilk ve klasik sorunum CMD + Q. Bu tuş kombinasyonu sanıyorum Mac tarafında bir iş yaparken başınıza gelebilecek en kötü durumla sizi karşılaştırıyor.

CMD + Q

Kendisi uygulamalardan çıkmaya yarıyor. Bu tuş kombinasyonunu kullandığınız anda karşınızda açık olan pencere ve uygulama doğrudan kapanıyor. PC’den alışık olduğumuz ALT tuşunun yerine konumlandırılan CMD ile Tab’a basacakken birden yanlışlıkla eliniz Q’ya gidebiliyor, sonuç hüsran. Yüzlerce karakter yazılarda bu pek büyük sorun oluşturmayabilir ama yine de yazdığınız şeyleri baştan tekrar tekrar yazmak sadece bir tuş kombinasyonuna yanlışlıkla basmanız sebebiyle gerçekten insanın canını sıkabiliyor.
CMD + F4

Yine Windows’tan kalma alışkanlıktan ötürü CMD ve F4′ü birlikte çok kullanıyor(dum). -Dum diyorum çünkü son bir haftadır bunu da hayli azalttığımı söyleyebilirim. Bu tuş kombinasyonu da benim MacBook’umda VoiceOver’ı açmak anlamına geliyor ki, bu da istenmediği durumlarda hiç hoş olmuyor.
Optik sürücü

MacBook’ta optik sürücü slot-in denilen yapıda. İşte bu yüzden CD / DVD takma işlemini doğrudan yuvaya ittirme suretiyle gerçekleştiriyorsunuz. Her ne kadar bilgisayarıma CD / DVD takan biri olmasam da yine de hem takma hem de çıkartma işlemi sırasında elimin bilgisayarın sağ yan tarafında bir düğme aradığını söylemeliyim. Halbuki klavyeden sağda en üstte yer alan tuş çıkartma işlemini başarıyla ve daha kolay gerçekleştiriyor. Bunu da bir adaptasyon süreci olarak geçiyoruz efendim, aşacağız bunları. :)
Ufak çaplı resim boyutlandırma programı
Uygulama ve yazılım tarafında da yine bazı sıkıntılar çekiyorum. Bunlardan ilkini haber işlemleri için çok kullandığım kolay, sade ve işlevsel bir fotoğraf boyutlandırma yazılımı ararken yaşadım. Windows tarafında Microsoft’un Office araçları içerisinde yer alan Picture Manager işimi fazlasıyla görüyordu ve o tarz bir programa ihtiyacım vardı, belki Picture Manager’ı ayrı bir program olarak Mac için özel olarak bulabilmem mümkündür, aramadım. Bu işlemi bir süre manuel şekilde gerçekleştirdim ve acayip derecede zaman kaybettim. Ancak daha sonradan uygulamalarla haşır neşir olurken birden “ColorSync” isimli uygulamayla karşılaştım. Çoklu seçim özelliği olmadığından tam olarak isteğimi yerine getirdiğini söyleyemeyeceğim. Ama yine de şimdilik idare ediyorum.
Bu yazı dizisi içerisinde Mac’e geçiş sürecinde ve sonrasında karşılaştığım aksaklıkları tek tek anlatacağım, umarım Windows platformundan Mac’e geçmek isteyenler için faydalı bir rehber olur.
Ekleme: Serdar Cevher‘in hatırlatmasıyla birlikte unuttuğum “@” kısayolunu yaparken uygulamaları kapatma işlemini de ekleyeyim.