Şub 2012 23

Dün sıkı bir dostum ve beraber birkaç proje üzerinde çalıştığımız Cevdet Aksaç‘la birlikte Taksim’de görüşelim dedik. Tabi iş çıkışı akşam saatlerine geldiğinden dolayı mesai bitiminin ardından Taksim’de buluştuk. Öncelikle bir şeyler atıştıralım dedik ve sürekli Burger King ya da Mc Donald’s menüleri tükettiğimizden dolayı bu sefer de o meşhur tavukçu KFC‘yi ziyaret etmek istedik. İstiklâl’deki tek KFC‘yi arama çabalarımızı başarıyla sonuçlandırdıktan sonra içerisinin çok kalabalık olmamasına karşın hizmet kalitesinin yerlerde, hatta diplerde olduğunu yaklaşık 25 dakika sıra beklediğimizde anladık. Sıranın sebebi büyük bir ihtimalle sipariş alan çalışanların aynı zamanda siparişleri hazırlama işleminde de aktif olarak boy göstermesi ve sipariş hazırlama işleminin ayrı bir kişi tarafından yapılmaması, bu sebepten sipariş alımları da duruyor ve çark dönmüyor, sonrası zaten malum; uzun kuyruklar. Beklemek pek büyük bir sıkıntı değil, sonuçta böyle yerlerde elbette bir süre menüleri alıp masaya geçmek için beklemeniz gerekiyor, bunu zaten kabul ediyoruz.

Bahsi geçen kampanya.

Bir de Vodafone’un KFC’ye özel kampanyası sebebiyle 14.40 TL’ye satılan Extreme menünün 5 TL karşılığında alınması gibi bir konu varmış şu dönemlerde, sanırım bunun da mekandaki trafiğin artmasına önemli bir katkısı vardır. Daha önceden KFC’ye dair pek bir deneyimimiz yok ve çok fazla tercih ettiğimiz bir yer değildi açıkcası. Ama İstiklâl’deki şube şimdiye kadar karşılaştığım en kötü şubesiydi (hizmet, kalite vs anlamında) ve bir önümüzdeki son kişinin telefonla şifre vermesini bekliyorduk. (Freezone sayesinde indirimle almak için) Yazının buraya kadarlık kısmı “normal” olarak tanımlanabilecek nitelikte. Şu an yazının devamını okuyacaklar için küçük bir uyarı yapmam gerekiyor; “şu an bir şeyler yiyorsanız yazının diğer kısmı sizin için uygun değil.”

Güvenin, afiyetle yiyin?

Devam edelim

Önümüzdeki vatandaşın siparişlerini alması için beklerken yanımızda birden sırayı yara yara gelen diğer bir vatandaşı gördük. Son olarak sipariş alınan kısımda bulunan personele erişen bayan Zinger Burger içerisinde neden tavuk olmadığını sordu ve hemen kasa üstlerinde duran menü seçim fotoğraflarından Zinger Burger menüyü gösterdi. Evet, içerisine asıl koyulması gereken şey olan tavuğu koymayı unutmuşlar, yoğunluktandır muhtemelen: “e nerde kaldı hizmet kalitesi?”. Hani birinci husustu? Firma Türkiye için hazırladıkları sitesinde de bunu “kalite” olarak “Tarihçe” kısmında belirtiyor, buradan o sayfaya da bakabilirsiniz. Olabilir, insanlık hali dedik ve aynı bayana ikinci bir Zinger menü bekletilmeden, kısa süre içerisinde verildi. Bayan masasına oturmadan, tekrar sırayı yararak geldi ve doğrudan personele hamburgeri uzattı, içine bakmasını istedi. Sonrası zaten sırada bekleyenlerin (biz dahil) oradan ayrılmasına sebep olacak bir şeydi. Evet, hamburgerin içerisinden böcek çıkmıştı. O an aklıma gelseydi fotoğraflayıp o şekilde göstermek isterdim ama geçti artık. Sadece İstanbul’da 37 mağazası olan bir yiyecek firmasının bu gibi hususlara biraz daha dikkat etmesi gerekmiyor mu?

Bahsettiğim şube.

Tüm bunları bir araya getirip yazmamın sebebi firmayı kınamak değil, seçim hususunda biraz daha dikkat edilmesini sağlamak. Sesimizi duyurabildiğimiz kadar böyle şeyleri dile getirmeliyiz. Yoksa durum ilerleyen dönemlerde şimdikinden daha da beter bir hâl alacak. Küçük bir araştırma yaptıktan sonra konuyla ilgili (hizmet kalitesi, siparişe ve dolayısıyla müşteriye verilen önem) birçok kişinin sıkıntısının olduğunu gördüm.  Bu linkte yeteri kadar şikayet var, yetmezse buradan da bir “KFC” araması sonucunda gelen sonuçları görüntüleyebilirsiniz.

Son olarak, insan sağlığından daha önemli bir şey var mı?

Şub 2012 07

Kısa bir süre önce çeşitli web projelerim için kullanabileceğim bir sunucu almak istedim. Şimdiye kadar sunucu hizmetini çeşitli şekillerde tanıdıklar vasıtasıyla hallediyordum. Fakat şu an üzerinde uğraştığımız proje yaklaşık 90 GB alan gerektiriyor ve kesinlikle en azından bir VDS alma gereği duydum. Bu sebepten dolayı kısa bir araştırma ve yönlendirme sürecinden sonra referansları da kuvvetli olan İxir Hosting firmasını tercih ettim. İlk olarak şuradan ulaşabileceğiniz VDS1 paketini satın alıp, ardından sadece depolama alanını yükseltme vardı kafamda. Siparişi verdim ve ödemeyi yaptım. İşlemleri akşam hallettiğimden dolayı sunucuda alan açılması,  işletim sistemi kurulup, panel kurulup ve çeşitli güncelleştirmelerin yapılması ertesi günü buldu. Firmanın online destek sistemine ulaştıktan sonra (gerçekten bu hizmetin üst düzey olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim) müşteri temsilcisiyle bağlantı kurup, VDS1 paketinde bellek, işlemci vs değişikliği yapmadan sadece depolama alanının arttırılmasını istedim. Fakat ne yazık ki İxir’in böyle bir hizmeti yokmuş. Çeşitli güvenlik problemlerinden dolayı depolama alanı arttırırken veri kaybı yaşanabiliyormuş. Benim satın aldığım alanda zaten hiçbir veri yoktu. Fakat aynı sunucu bölünerek kullanıldığı için, diskte satın aldığınız alanı farklı siteler de kullanıyor ve herhangi bir güncelleme büyük bir ölçüde (her zaman değil) aynı diskte verileri olan sitelerde kayıp yaşanması anlamına geliyor.

Sunucu hizmeti veren firmaların azımsanmayacak bir kısmında depolama alanına dair önemli bir pazarlama taktiği var. Az önce yukarıda da verdiğim buradan da ulaşabileceğiniz bağlantıda size 30 GB’lık kullanabileceğiniz alan belirtiliyor. Aslında 30 GB size veriliyor. Ancak işletim sistemi, panel ve çeşitli güncelleştirmeler sonrasında siteleriniz için kullanabileceğiniz alan 13.2 GB seviyesine kadar düşüyor. Dolayısıyla siz aslında 30 GB alan değil, 13.2 GB alan satın almış oluyorsunuz çünkü kullanabileceğiniz kısım bu kadar oluyor. Yeni VDS ya da sunucu kiralaması yapacakların buna dikkat etmelerinde yarar var. Elbette bizim şu an kurduğumuz servis gibi Full HD yüzbinlerce fotoğraf içeren bir yapı oluşturacaksanız elbette “depolama alanı” vazgeçilmeziniz olacaktır.

Yeni sunucu hizmeti almaya başlıyorsanız mutlaka firmanın canlı destek kısmına sık sık başvuracaksınız. VDS’in günlük ne kadar ziyaretçiye dayanabileceği, eğer bir sorun olursa taşıma işleminin ne kadar sürede yapıldığı ve güvenlik anlamında neler sunulduğuna dair sorular ilk olarak aklıma gelenler. Ben de İxir Hosting’in canlı destek kısmında müşteri temsilcilerine birkaç soru yönlendirdim ve gayet mantıklı cevaplar aldığımı söyleyebilirim. Ayrıca baştan savar bir yapıda değiller ve hosting hizmeti veren birçok firmadan duyduğumuz “ilgisizlik” problemi burada yok. Fakat burada ise uzun soluklu 3-4 soru sonrasında sizi bir süreliğine (sanıyorum) canlı olarak müşteri temsilcileriyle görüşmenii engelliyorlar. :) Firmanın canlı destek üzerinden cevap verip, vermeyeceği bilgilere yukarıdaki fotoğraftan ya da buradaki bağlantı üzerinden erişebilirsiniz.

Disk yükseltme işlemi yeni bir işletim sistemi kurulumu, panel kurulumu ve ek güncelleştirmeler olarak size dönüyor.

Peki yükseltmeyi nasıl yapabilirim?

Disk alanınız yetmediğinde firmaya mail atarak ulaşıp, yükseltme istediğinizi belirtmeniz aslında yeterli oluyor. Fakat bu işlem için az önce yazdığım gibi birkaç işlem baştan yapılıyor. Normal olarak verdiğiniz kira bedeline ek olarak satın alacağınız alan doğrultusunda ek bir ücret ödüyorsunuz her ay. Yükseltme yapılmasını istediğinizde eğer sitenizin kapalı kalmasını istemiyorsanız önceden diğer alanı açtırabilirsiniz. Ayrıca varolan sunucuya zaten bir ödeme yaptığınızdan dolayı sadece üstüne ek ödeme yaparak yeni depolama alanınızdan yararlanmaya başlıyorsunuz. Yeni alanınızı hazırlattıktan işletim sistemi ve panel kurulumu için anında ücreti EFT ya da havale yapmanıza gerek yok. Kurulum gerçekleştikten sonra aynı gün içerisinde ödemeyi yapma şansı sunuluyor.

Yedekleme

İxir Hosting bu satın aldığımız 125 GB’lık alan için + 10 GB’da yedekleme alanı sundu. Burayı da yedekleme ve bunun haricindeki çeşitli yükleme / indirme işlemleri için kullanacağız.

Şimdilik konuya dair yazacaklarım bu kadar. Zamanla hizmete dair ayrıntılara daha fazla ulaştıkça, aktarmaya devam edeceğim.