Henüz Mac camiasına yeni katılmış bulunmaktayım. Aslında geçmişte de arada sırada Mac bilgisayarlar kullanmıştım. Ancak Windows’u bırakıp (şimdilerde işim düşmedikçe kullanmıyorum) Mac’e geçiş yapmış bulunmaktayım. Yıllarca hem masaüstü hem de dizüstü sistemlerde PC tarafında kullanmadığım, el sürmediğim ve incelemediğim bilgisayar kalmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Artık Windows yüklü bir bilgisayardan uzaklaşıp, hem platformu değiştirmek hem de bir elmaya kavuşmak amacıyla MacBook Pro aldım. Esasında kendisi yıllardır aklımın bir köşesinde duruyordu fakat yaklaşık bir ay kadar önce 13.3 inç’lik modeli almamla birlikte aklımda işgal ettiği yerinden ayrılmayı başardı. Elbette Windows’tan Mac’e geçiş süreci biraz sancılı oluyor. Ancak platform değişikliği yapacak kişilerin bunu mutlaka göze almaları gerekiyor. Sayfaların bile sol üstten kapandığını, birçok programın farklı yapıda olduğunu ve kısayolların yine Windows’a oranla çok çok değişik tasarlandığını aslında yazmama bile gerek yok. Ben de açıkçası buna bu adaptasyon sürecine dair birçok sorun yaşadım. Bunlardan bazılarını şimdilik “MacBook Pro – Adaptasyon Süreci – 1″ isimli yazıda topladım. Bir sonraki yazıda da yine yaşadığım problemleri ve çözüm yollarını aktaracağım.
Ayrıca bu yazıyı da MacBook’un o sessiz ve şahane tasarıma sahip klavyesiyle, Sertab Erener’in birkaç gündür çok fazla dinlediğim Here I Am şarkısı eşliğinde gecenin köründe yazıyorum!
Yıllardır aşinası olduğunuz ve artık sürekli yaptığınız işler için çeşitli otomatik tanımlamalar yaptığınız işletim sistemini kullanmayı bıraktığınızda geçiş yapacağınız platform için temelleri atmış oluyorsunuz. Hatta bunu ilk adım olarak sayabiliriz. Yaklaşık bir aydır düzenli olarak günün büyük bir bölümünü MacBook’la beraber geçiriyorum. (uyku, insani ihtiyaçlar vs harici) Durum böyle olunca tabi adaptasyon sürecinde ciddi bir ilerleme oluyor. Daha doğrusu çok fazla kullanmaya başladığınızda o sisteme daha kısa süre içerisinde uyum sağlayabiliyorsunuz.
Bu adaptasyon sürecinde kısayollarla ilgili birçok sıkıntı çektiğimi söyleyebilirim, ki zaten bunu zaten yazıya başlarken de “adaptasyon sürecinin göze alınması gerek” diye belirtmiştim. Klavyede ilk ve klasik sorunum CMD + Q. Bu tuş kombinasyonu sanıyorum Mac tarafında bir iş yaparken başınıza gelebilecek en kötü durumla sizi karşılaştırıyor.
CMD + Q
Evet, başlığı okuduğunuzda kafanızda hemen bir ışık yandığının farkındayım. Facebook’ta “İlişkisi var” durumu çok önemlidir. Bunu hayatının tek amacı olarak belirleyenler var. Nedendir ben de bilmiyorum ama bunu ciddi anlamda yüzük takmayla eşit görenler var. İşte bu yüzden ben de başlığa “Sosyal Medyada Yüzük Takmak” adını verdim. Durum Facebook’ta bu şekilde işliyor. Elbette konuyu biraz genişletmekte yarar var. “İlişkisi var” durumu yapıldığı takdirde pırangayı parmağınıza geçirmiş gibi görebilirsiniz kendinizi. Bundan sonra diğer kız ya da erkeklere bakış açınızda birtakım değişimler olması şart. Çünkü artık ilişkiniz var ve yüzüğü taktınız, haliyle arkadaşlarınızın tanımadığınız arkadaşlarına göz gezdirmeniz sansürlenmiş oluyor. Bir de “İlişkisi var” durumunun yanına birlikte olduğu kişinin adını yazıp durumu daha katmerli hale getirenler var. O işin daha ciddi olduğu anlamına geliyor. Yani “sevgilim bu, kimse bana farklı gözle bakıp, bir şeyler beklemesin.” İlişkisinin olduğunu çevredeki insanların gözüne soka soka belirtenlerin egosu da böylece tatmin oluyor. Sosyal medyada ego tatmini isimli yazımda buna biraz daha detaylı değindim, isteyenler oradan da bakabilirler. “İlişkisi yok” durumundakiler karşı cinsten gelecek en ufak bir selam sonrasında dünyadaki en mutlu insan olmayı başarabilir. Bu durumdakilerde karar süresi yok denecek kadar azdır. İki görüşme ve Facebook’tan yazışma sonrasında “İlişkisi var” durumuna geçiş yapabilir. Özellikle bu tür insanlardan uzak durmakta yarar var.
Bir de durumu “karışık” olanlar var efendim. Onların durumu “İlişkisi yok” durumundakilere oranla biraz daha karar süresine sahip, naz yapma potansiyeli olan insanlardır. Durum “karışık” olduğunda eski sevgililerden akılda veya kalpte birtakım parçalar kalmış ve taze acı dönemi az da olsa geride kalmıştır.
Popüler olan ilişki durumları bunlar. Elbette dulum, eşimden ayrıyım vs gibi birkaç seçenek daha sunuluyor. Ama bunları çok tercih eden yok, hatta hiç karşılaşmadığımı söyleyebilirim. Onları konu etmeye bile gerek yok yani… Bir hafta içerisinde “İlişkisi var”, “İlişkisi yok”, “Karışık” durumlarının üçünü de kullanan insanlar gördüm, yapmayın bunu.
Twitter’da ise birlikte olduğu kişiye sürekli tweet atarak bu durumun hakkını verenler var. Twitter’daki gibi ilişki durumu özelliği sunmadığından ötürü burada sevgililer henüz at koşturamıyorlar. Ama burada da “o takip ettiğin kişi kim?” o kız / erkek neden sana yazıyor sürekli vs gibi durumlarla karşılaşmak olasıdır.